Yağlı Karaciğer

  • Yağlı Karaciğer Hastalığı Nedir ve Neden Önemlidir ?

Karaciğerde normale göre daha fazla yağ birikmesi olarak basitçe tanımlanabilir.  Aslında alkole bağlı olmayan yağlı karaciğer hastalığı kastedilmektedir.  Alkol kullanmayan veya nadiren-çok az alkol kullanan kişilerin karaciğerinde normale göre fazla yağ birikmesi basit yağlı karaciğer hastalığına ve yağlanmaya bağlı karaciğer iltihabına yol açabilir. Yağlı karaciğer hastalığına alkol, bazı ilaçlar, hepatit C virüsü, bazı metabolik hastalıklar da yol açabilir. Ancak alkole bağlı olmayan karaciğer hastalığıteşhisi koyabilmek için karaciğerde yağlanmaya sebep olabilecek başka bir hastalık olmaması gerekir. Günümüzde yeme bozukluklarının, obezitenin ve şeker hastalığının artması ile beraber sıklığı da giderek artmaktadır. Yapılan çalışmalarda yağlı karaciğere bağlı karaciğer iltihabı olan hastaların yaklaşık % 45’ inde hastalık zamanla ilerlemekte ve bu hastaların ortalama % 8 ile26 ‘ sında karaciğer sirozu görülmektedir.

  • Alkole Bağlı Olmayan Yağlı Karaciğer Hastalığı Ne Sıklıkta Görülür ?

Obezite ve tip 2 diabetes mellitus (şeker hastalığı), hiperlipidemi gibi metabolik hastalıklarının artması ile beraber yağlı karaciğer hastalığı oranları da artmıştır. Örneğin tüm dünyada obezite tanısı alanlar 2008 yılında 400 milyon kişi iken 2015’ de 700 milyon kişiye ulaşmıştır. Türkiye’ de toplumun %30’ u obezite tanısı almıştır. Yani yaklaşık 23 milyon kişi. Aynı şekilde şeker hastalığı da giderek artmakta ve toplumda görülme sıklığı % 9’ akadar varmaktadır. Bu bağlamda gelişmiş ülkelerde yağlı karaciğer hastalığı sıklığı % 25, ülkemizde % 20-25 civarındadır.

  • Her Yağlı Karaciğeri Olan Hasta Korkmalı mıdır ?

Karaciğer testlerinin (AST, ALT gibi) normal olduğu basit yağlı karaciğer hastalarında genellikle önemli bir problem görülmezken hastalığın ciddi formu olan yağlanmaya bağlı karaciğer iltihabı ile giden formunda (Non-alkolik steatohepatit)  hastalık karaciğer sirozu, karaciğer yetmezliği hatta karaciğer kanserine ilerleyebilir.

  • Yağlı Karaciğer Hastalığının Sebebi Nedir ?

Kesin sebebi bilinmemekle beraber obezite, tip 2 şeker hastalığı, insülin direnci, kandaki yağ oranlarının yüksek olması en çok suçlanan faktörlerdir. Son zamanlarda ince barsakta yaşayan yararlı bakterilerin dengesindeki değişikliklerin de hastalık gelişimi üzerinde önemli etkileri olabileceği gösterilmiştir.

  • Hastalığın Belirtileri Nelerdir ? Nasıl Tanı Konulur ?

Hastaların çoğu asemptomatiktir yani çoğunun hiçbirşikayeti yoktur. Yapılan kan tetkiklerinde ve ultrasonda tesadüfen tanı konulur. Ancak hastaların az bir kısmında halsizlik, yorgunluk, karnın sağ üst yanında ağrı, şişlik, dolgunluk hissi şikayetleri olabilir. Tanıda kanda karaciğer testlerinin (AST, ALT, GGT, ALP gibi) tetkik edilmesi ve ultrason ile karaciğerin değerlendirilmesi en sık ve en basit uygulanan testlerdir. Daha ileri aşamalarda fibroscan denilen bir çeşit özelleşmiş ultrason cihazı, kanda spesifik bazı testler ve karaciğer biyopsisi kullanılabilir.

  • Alkole Bağlı Olmayan Yağlı Karaciğer Hastalığının Tedavisi Var Mıdır ?

Diyet ve egzersiz şu ana kadar gösterilmiş en iyi tedavi şeklidir. Kilo verirken yavaş ve dengeli kilo vermek önemlidir. İlaçla kesin tedavisi henüz yoktur.  Bazı tansiyon, şeker ve kolesterol ilaçlarının faydalı olduğu bulunmuştur. Bu grup hastaların alkol kullanmaması, aşırı meyve tüketmemesi, fruktoz içeren hazır meyve suları ve meşrubatlardan kaçınması önerilir. Bitkisel ve organik denilen yiyeceklerin araştırılmadan ve doktora danışılmadan kullanılmaması bir diğer önemli noktadır.

YAĞLI KARACİĞER HASTALIĞI HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER

Karaciğerde normale göre daha fazla yağ birikmesi olarak basitçe tanımlanabilir.  Aslında alkole bağlı olmayan yağlı karaciğer hastalığı kastedilmektedir.  Alkol kullanmayan veya nadiren-çok az alkol kullanan kişilerin karaciğerinde normale göre fazla yağ birikmesi basit yağlı karaciğer hastalığına ve yağlanmaya bağlı karaciğer iltihabına yol açabilir. Yağlı karaciğer hastalığına alkol, bazı ilaçlar, hepatit C virüsü, bazı metabolik hastalıklar da yol açabilir. Ancak alkole bağlı olmayan karaciğer hastalığı teşhisi koyabilmek için karaciğerde yağlanmaya sebep olabilecek başka bir hastalık olmaması gerekir. Günümüzde yeme bozukluklarının, obezitenin ve şeker hastalığının artması ile beraber sıklığı da giderek artmaktadır. Yapılan çalışmalarda yağlı karaciğere bağlı karaciğer iltihabı olan hastaların yaklaşık % 45’ inde hastalık zamanla ilerlemekte ve bu hastaların ortalama % 8 ile 26 ‘ sında karaciğer sirozu görülmektedir.

Obezite ve tip 2 diabetes mellitus (şeker hastalığı), hiperlipidemi gibi metabolik hastalıklarının artması ile beraber yağlı karaciğer hastalığı oranları da artmıştır. Örneğin tüm dünyada obezite tanısı alanlar 2008 yılında 400 milyon kişi iken 2015’ de 700 milyon kişiye ulaşmıştır. Türkiye’ de toplumun %30’ u obezite tanısı almıştır. Yani yaklaşık 23 milyon kişi.  Aynı şekilde şeker hastalığı da giderek artmakta ve toplumda görülme sıklığı % 9’ a kadar varmaktadır. Bu bağlamda gelişmiş ülkelerde yağlı karaciğer hastalığı sıklığı % 25, ülkemizde % 20-25 civarındadır.

Karaciğer testlerinin (AST, ALT gibi) normal olduğu basit yağlı karaciğer hastalarında genellikle önemli bir problem görülmezken hastalığın ciddi formu olan yağlanmaya bağlı karaciğer iltihabı ile giden formunda (Non-alkolik steatohepatit)  hastalık karaciğer sirozu, karaciğer yetmezliği hatta karaciğer kanserine ilerleyebilir.

Kesin sebebi bilinmemekle beraber obezite, tip 2 şeker hastalığı, insülin direnci, kandaki yağ oranlarının yüksek olması en çok suçlanan faktörlerdir. Son zamanlarda ince barsakta yaşayan yararlı bakterilerin dengesindeki değişikliklerin de hastalık gelişimi üzerinde önemli etkileri olabileceği gösterilmiştir.

Hastaların çoğu asemptomatiktir yani çoğunun hiçbir şikayeti yoktur. Yapılan kan tetkiklerinde ve ultrasonda tesadüfen tanı konulur. Ancak hastaların az bir kısmında halsizlik, yorgunluk, karnın sağ üst yanında ağrı, şişlik, dolgunluk hissi şikayetleri olabilir. Tanıda kanda karaciğer testlerinin (AST, ALT, GGT, ALP gibi) tetkik edilmesi ve ultrason ile karaciğerin değerlendirilmesi en sık ve en basit uygulanan testlerdir. Daha ileri aşamalarda fibroscan denilen bir çeşit özelleşmiş ultrason cihazı, kanda spesifik bazı testler ve karaciğer biyopsisi kullanılabilir.

Diyet ve egzersiz şu ana kadar gösterilmiş en iyi tedavi şeklidir. İlaçla kesin tedavisi henüz yoktur.  Bazı tansiyon, şeker ve kolesterol ilaçlarının faydalı olduğu bulunmuştur. Bu grup hastaların alkol kullanmaması, aşırı meyve tüketmemesi, fruktoz içeren hazır meyve suları ve meşrubatlardan kaçınması önerilir. Bitkisel ve organik denilen yiyeceklerin araştırılmadan ve doktora danışılmadan kullanılmaması bir diğer önemli noktadır.