Karaciğer Hastalıklarının Tanısında Yeni Dönem : Fibroscan

Günümüzde başta yağlı karaciğer olmak üzere alkole bağlı karaciğer hastalığı, hepatit B ve C virüslerine bağlı karaciğer hastalıkları ve bunlara bağlı siroz, karaciğer kanseri gibi hastalıklarının görülme oranı giderek artmaktadır. Karaciğerin durumunu en doğru biçimde değerlendiren yöntem karaciğer biyopsisidir. Ancak ağrılı olması ve zaman zaman kanama gibi ciddi yan etkilere sebep olması nedeniyle hastalarda çekince yaratabilmektedir. Birçok karaciğer hastasının korkulu rüyası karaciğer biyopsisine alternatif bir yöntem olan Fibroscan (transient elastografi) cihazı ile karaciğer sertliğinin (esnekliğinin) ağrısız, sızısız, hızlı ve güvenilir bir şekilde değerlendirilmesi mümkündür. Normal görüntüleme yöntemleri (ultrsaon, tomografi, MR) karaciğerdeki fibrozisi yani elastikiyetin kaybolmasını saptayamaz. Fibroscan cihazı, karaciğer biyopsisi ile alınabilen dokunun en az 100 katı büyüklüğündeki karaciğer alanını ucundaki özel tarayıcılar sayesinde değerlendirir. Bu cihaz ile birçok hastalıkta tanı için gereksiz karaciğer biyopsisinden kaçınılmış olunur. Tekrarlanan karaciğer biyopsileri akılcı ve uygun olmayıp Fibroscan ile birçok hastalıkta tedavi etkinliği kolaylıkla izlenebilir. 

YAĞLI KARACİĞER HASTALIĞI

Alkole bağlı olmayan yağlı karaciğer hastalığı dünyada en sık görülen kronik karaciğer hastalığıdır ve 2020 yılında karaciğer naklinin en sık nedeni olması beklenmektedir. Toplumda ortalama her dört kişiden birinde yağlı karaciğer bulunmaktadır. Yağlı karaciğeri olanların yaklaşık %20’ sinde yağlanmaya bağlı karaciğer iltihaplanması gelişmektedir.  Bu hastalarda zamanla fibrozis yani karaciğer sertliği ve %10-20’ sinde 10-15 yıl içinde siroz gelişebilir. Siroz gelişenlerde ise 6-7 yıl sonra yaklaşık % 7 oranında karaciğer kanseri oluşabilir.  Bu nedenle alkole bağlı olmayan yağlı karaciğer hastalarında karaciğerde sertliği (fibrozisi) erken saptamak hastalığın ilerlemesini önlemek adına çok önemlidir. Fibroscan cihazı ile karaciğer biyopsisi olmadan hem karaciğer elastikiyetinin derecesi (sertliği-fibroz derecesi) hem de üzerinde bulunan özel yazılım programı (CAP) ile yağlanmanın derecesi değerlendirilebilir. Bu şekilde hastalar ileri evre karaciğer hastalığı olmadan erkenden tanı alabilir ve buna göre tedavi edilebilirler. Hastanemizde bulunan bu ileri teknoloji cihaz ile her iki ölçümü de yapmak mümkündür.

KRONİK HEPATİT B

Hepatit b virüsüne bağlı karaciğer hastalığı hala tüm dünyayı ilgilendiren önemli bir sağlık problemidir. Dünyada yaklaşık 250 milyon hepatit b taşıyıcısı bulunmakta ve her yıl yaklaşık 600 000 kişi hepatit B ile ilişkili karaciğer hastalığından ölmektedir. Ülkemizde en sık görülen kronik viral hepatit sebebi olup nüfusun % 4’ ünde hepatit B bulunmaktadır. Zamanla karaciğer sirozu ve karaciğer kanserine ilerleyebilen bu hastalıkta taşıyıcıların ve kronik hepatit hastalarının takibi oldukça önemlidir. Fibroscan (transient elastografi) cihazı ile bu hastaların karaciğerlerinde oluşan fibrozis (yani elastikiyet kaybı) erken dönemde saptanabilir ve gerekli hastalara karaciğer biyopsisi yapılabilir. Böylece gereksiz biyopsiler ve bunlara bağlı yan etkiler önlenmiş olur.

KRONİK HEPATİT C

Kan, cinsel temas, iyi steril edilmemiş tıbbi cihazlar, dövme ve damardan uyuşturucu kullanımı gibi yollarla kişilere bulaşan hepatit C virüsü bulaştığı kişilerin yaklaşık %85 ‘ inde kronik hepatit yapmaktadır. Ülkemizde yaklaşık %1 civarında rastlanılan bu kronik hastalık genellikle yavaş seyreder ve birçok hastada herhangi bir bulgu vermeden sinsice ilerler. Kronik hepatit C virüslü hastaların % 5 ile 30’ unda 20-30 yıl içinde siroz ve bunların önemli bir kısmında karaciğer kanseri gelişir. Günümüzde kullanılan yeni tedavi yöntemleri ile %95-99 kalıcı tedavi yanıtı sağlanabilen bu hastalarda karaciğer fibrozisinin (sertliği) hangi aşamada olduğunu saptamak tedaviye başlama kararını vermek açısından oldukça önemlidir. Fibroscan (transient elastografi) ile karaciğerin durumunu saptamak ve buna göre biyopsi ve tedavi kararını vermek doktorlar ve hasta açısından akılcı bir yaklaşım olabilir.

Sonuçta, dünya üzerinde çok sayıda yapılan çalışmalar sonucunda bu ileri teknoloji ile değişik sebeplere bağlı gelişen karaciğer sirozunun tanısını koymadaki başarı ve güvenilirlik oranı %94 olarak bulunmuştur. Ülkemizde kronik karaciğer hastalıkları oldukça sık görülen önemli sağlık problemlerinden biridir. Fibrozisin (karaciğer sertliğinin derecesi) biyopsiye ihtiyaç duyulmadan saptanması büyük önem taşımaktadır. Fibroscan (transient elastografi) tam olarak biyopsinin yerini alamasa da kronik karaciğer hastalıklarında tanı, takip ve tedavi stratejisini belirlemede önemli bir yere sahiptir. Özellikle biyopsiye uygun hastaların seçilmesini sağlayarak birtakım gereksiz biyopsileri önleyebilir. Gerek sağladığı hasta konforu gerekse hekime sunduğu yakın takip imkanı önümüzdeki yıllarda bu ileri teknolojinin, klinik uygulamanın ultrason kadar vazgeçilmez bir parçası olacağını göstermektedir. Tıptaki bu ileri teknoloji Bursa ve Güney Marmara Bölgesinde ilk ve tek olarak hastanemizde uygulanmaktadır.